9 Şubat 2015 Pazartesi

bir düş lazım bana




Ruhum dağılmış, bedenim dağılmış, organik bir düş lazım bana.

İki taş arasına bir beden sıkıştırıp öğütüyorum ruhumu. 

Yemeğin tuzu yok, alarmı duymamışım, 

ayakkabının topuğunun kauçuğu çıkmış, 

saçım özerkliğini ilan etmiş, 

gözlerim uykusuzluktan batıyor,

yüzümdeki iki gram allık uçup gitmiş, 

hırsla yediğim abur cuburlardan cips paketi gibi şişmişim, 

dünyada neler olduğuna dair bir bilgim yok, 

burcumda ne yazıyordu acaba bugün? 

Özetle  iğrenç hissediyorum. 

Ben nerdeyim? neyin peşindeyim? ne yapıyorum?

Şuan ölsem gözümün önünden geçmesi gereken film şeridinde yer alan son periyodum ; 

yapılmamış çevirilerim, kurgusu bitmemiş makalelerim, analizi yapılmamış araştırmalarım…

Ne talihsiz olurdu.

25 yaşındayım ama yaşam enerjim bitmiş, ruhumu canlandıran bir şey kalmamış. 

Yapmak istediğim şeylerden çok uzaktayım. 

Ne sürükledi beni buraya kadar anlamadım.
Biraz iş, biraz düzen, biraz sistem.

Vardığım nokta ruhumu ikiye bölmek olmamalıydı, her şeyiyle bir bütün yapmalıydım.

Ve kararımı verip kendimi bu naylon dünyada aklımdaki gibi yaşamamı sağlayacak bir organik düşünceye bağladım...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder